2. Osmanlılarda Demokratik Gelişmeler

Aşağa gitmek

2. Osmanlılarda Demokratik Gelişmeler

Mesaj  poseidon87 Bir Ptsi Tem. 06, 2009 12:19 pm

Osmanlıların modern demokrasiyi kurma yolunda attıkları ilk adımın 1808 yılında imzalanan Sened-i İttifak olduğu kabul edilmektedir. Sened-i İttifak bir mahallî aristokrat yönetici sınıfla yapılan bir nevi sözleşme olmasına karşılık, bu sözleşme ile padişah, ilk defa mutlak otoritesini başkaları ile paylaşmış bulunuyordu . Sened-i İttifak'tan sonra ikinci demokratik adım olarak Tanzimat ve Islahat Fermanları gelmektedir. Bu fermanlar, daha çok Batılı devletlerin baskısı ile ve içeride azınlıkların ayrılma isteklerini sona erdirme maksadıyla ortaya çıkmıştır. Bir anayasa olma niteliğinden uzak ve padişah iradesiyle gerçekleşmiş olsa da, burada da padişahın mutlak hakimiyetinin sınırlandırılması söz konusudur. Bu fermanlarla demokrasi açısından getirilen en önemli yenilik şüphesiz tüm vatandaşların siyasî eşitliğinin sağlanmış olmasıdır. Bununla birlikte fermanlarda vatandaşlara bazı haklar ve hürriyetler de tanınıyordu. Bu dönemde aynı zamanda, çeşitli devlet işlerinin görülmesinde danışmanlık hizmetleri görecek olan ve zaman zaman seçimle iş başına gelen üyelerin de bulunduğu meclisler kuruldu. Bu meclisler, meşrutiyet döneminin alt yapısını oluşturmak bakımından önemli roller üstlendiler .Osmanlı Devleti zamanında demokrasi yolunda atılan en önemli adım meşrutiyet idaresinin kurulması oldu. İlk defa 1876 tarihinde kabul edilen Kanun-u Esasî (Anayasa) ve 1877'de toplanan Meclis-i Mebusan ile birlikte meşrutiyet dönemi de başlamış oluyordu. Bütün vatandaşların kanun önünde eşit sayıldığı, kişi hak ve hürriyetlerinin anayasanın güvencesine alındığı bu dönemde yine padişah büyük yetkilere sahip bulunuyordu. Bunlardan bazıları; Anayasayı askıya almak, gerekirse meclisi dağıtmak ve sürgün cezaları vermek gibi onu son derece etkin kılacak yetkilerdi. Birinci meşrutiyet denemesi çok kısa sürdü. Devletin henüz böyle bir yönetime hazır olmadığı kanaatini taşıyan II. Abdulhamid, 1877-1878 Osmanlı-Rus harbini bahane ederek, Anayasadaki hakkını kullanmak suretiyle Anayasayı askıya aldı ve Meclis-i Mebusan'ı da dağıttı.
Bundan sonraki otuz yıllık dönemde II. Abdulhamid, kendi yönetim anlayışıyla ülkeyi tek başına yönetti. Özellikle aydınların demokratik taleplerini şiddetle karşıladı ve onların faaliyetlerine engel olmaya çalıştı. Ancak bu baskılar aydınlardaki Batılılaşma temayülünü daha da artırmış ve yaygınlaştırmıştır .II. Abdulhamid'in baskıcı yönetimine karşılık demokratik bir yönetim kurma yolunda oldukça kararlı bulunan aydınlar, yurt içinde ve yurt dışında teşkilâtlar kurarak faaliyetlerini yoğunlaştırdılar. Çok gizli olarak kurulan İttihat ve Terakki Cemiyeti zamanla güçlendi. Sonuçta ülkenin içinde bulunduğu iç ve dış problemlerin II. Abdulhamid'in baskıcı yönetiminden kaynaklandığını düşünen İttihatçılar, baskı yaparak, padişaha meşrutiyeti tekrar ilan ettirdiler (1908). Bu dönemde ilk defa çok partili seçim gerçekleştirildi. Yaklaşık bir yıl sonra çıkan 31 Mart ayaklanmasından sonra, II. Abdulhamid tahttan indirildi ve padişaha verilen hakların bir kısmı alınarak ülke yönetiminde meclisin egemen olması sağlanmaya çalışıldı. Ancak bu gelişmeden hemen sonra başlayan Trablusgarp, Balkan ve I. Dünya harpleri yönetime başarılı olma ve kendini gösterme şansı vermedi. I. Dünya savaşından sonra savaşın sorumluluğu tamamen meclis ile onun hükümetine verildi ve dış baskıların da etkisiyle meclis dağıtıldı ve tekrar padişahın etkin olduğu bir dönem başladı .
3. Osmanlıların Demokratik Düzene Geçişte Başarısızlık Sebepleri
Fransız İhtilâlinden sonra ortaya çıkan ve önce Avrupa'yı, daha sonra da Osmanlı Devleti'ni etkileyen demokratik akım sonunda, Osmanlılar, sistemlerini demokratikleştirerek yenilemek istemişlerdir. Ancak yapılan düzenlemeler bir türlü istenilen neticeyi vermemiş; sistemi yenilemek ve ayakta tutmak mümkün olmamıştır. Bunun çeşitli sebepleri vardır ki, bu sebeplerin bilinmesi cumhuriyet dönemi inkılaplarının da anlaşılmasına yardımcı olacaktır.
a) 1-Osmanlı Devletinde yapılan yeniliklerin büyük bir bölümü dış baskı ve telkinlerle gerçekleştirilmiş yeniliklerdir.
2- Gerçekleştirilen demokratik girişimlerin önemli bir bölümü içerdeki bazı problemlerin çözümüne yöneliktir. Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Meşrutiyet hareketleri sırasında azınlıklara siyasî hakların tanınmasının arkasında, esas olarak, onların ayrılma isteklerini sona erdirmek suretiyle, ülkenin birliğini devam ettirme düşüncesi vardır.
Dolayısıyla bu girişimlerde devletin temel endişesinin, demokrasiyi kurmaktan çok, ülke birliğini devam ettirmek ve Batılı devletlerin, içişlerimizi bahane ederek yaptıkları baskıları azaltmak gibi düşünceler olduğu görülmektedir. Yeniliklerin Avrupa'daki demokratik gelişmelerin aksine halk tabanından değil de yöneticilerden gelmiş olması da bu durumu açıklayan önemli bir göstergedir.
Buna karşılık İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet dönemi inkılaplarında yukarıdaki özelliklerin hiçbirisi yoktur. Bir defa bu dönemde Batı baskısı ve telkinlerinden bahsedilemez. Çünkü bu dönemde, Batıya karşı bir mücadele başlatılmış ve bu mücadele zaferle neticelenmiştir. Ayrıca ülke birliğini devam ettirmek gibi bir problem de inkılaplarda asıl etken olamaz. Çünkü bu dönemde ülke birliği zaten temin edilmiş ve bu durum Lozan barışı ile bütün dünyaya kabul ettirilmiştir. O halde İstiklâl Harbi ve Cumhuriyet dönemi demokratik hareketleri, tamamen ve doğrudan ülkenin demokratik idealler doğrultusunda yönetilmesini sağlamaya yönelik İnkılaplar olarak ortaya çıkmış yeniliklerdir.
b) Osmanlı Devleti'nde, yenilik yaparak Avrupa'da ortaya çıkan demokratik düzen getirilmeye çalışılırken, sistemin geleneksel ve aslî özellikleri de korunmaya çalışılmıştır
avatar
poseidon87

Mesaj Sayısı : 287
Kayıt tarihi : 03/07/09
Yaş : 30
Nerden : ADANA

Kullanıcı profilini gör http://demonsofhell.roomforum.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz